19 Nisan 2016 Salı

Analog Fotografçılık Macerasında Lens Denemeleri

Şubat ayında piyasadaki 10 Lira ve altında fiyatlara satılan 35 mm'lik renkli filmler hakkında, sadece kişisel denemelerimden yola çıkarak nacizane bir yazı yazmıştım. Şubat'tan bu yana en çok kullandığım film 200 ISO/ASA değerine sahip bayat (s.k.t.2012) Fuji Superia oldu. Açık havalarda da, kapalı havalarda da ışığın hakkını veren, orta/düşük grenli, bana göre gayet tatminkar bir film; bu yüzden de Fuji ya da Kodak'ın daha üst seviye filmlerine geçene kadar elimdeki stoktan devam etmeyi düşünüyorum.

Gel zaman git zaman, makinayı aldığımda üzerinde bulunan 50mm'lik ve 1.8 diyafram değerine sahip Canon prime lens yetmemeye başladı; derdim daha geniş ya da dar açılı, zoom yapabilen lenslere sahip olmaktı.
Insan Istanbul'da yaşayınca haliyle şehir fotografları manzara fotograflarının önüne geçiyor; şehir içinde de istediğiniz açıyı yakalamanız için elinizde size serbestlik tanıyacak lenslerinizin olması gerekiyor.

Sevdicekle makinalarımıza üç dört gün arayla sahip olduğumuzda aklımızda 50mm'liklerin yanına bir de 28mm'lik geniş açı bir lens eklemek vardı. Sirkeci'deki Hayyam Çarşısı'nda temiz bir şey ararken karşımıza Tokina'nın 28mm'lik 2.8 diyafram açıklığına sahip geniş açı lensi çıktı. Lensin temizliği ve fiyatının uygunluğu da kendisinde karar kılmamızda etkili oldu diyebilirim.

fotograf: allphotolenses.com

Bu lenslerle birer makara film bitirdikten sonra aldığımız sonuçlar 28mm'lik Tokina konusunda ne kadar doğru seçim yaptığımızı, 50mm'lik Canon'un ise beni kesmeyeceğini gösteriyordu. Her iki lens de gayet net fotograflar veriyor ancak Tokina'daki keskinlik ve fotografa kattığı ton gerçekten eşsiz. Bu ton kendini deniz ve gökyüzü fotograflarında aşırı derecede belli ediyor ve çok hoş. 

Lens ararken ana kriterim hep alacağım lensin makinamdan pahalı olmaması oldu. Bu günümüz teknolojisi için çok gereksiz bir inat olabilir ancak 30 yılını devirmiş ve git gide gerileyen bir teknoloji için kendimi biraz garantiye alma düşüncesi diyebilirim. Evet fotograf çekmek şu anda en büyük hobim ancak ben bunun başını alıp giden bir hobi yerine cüzi bir hobi olarak kalmasını istiyorum. 

28mm lensin kullanım rahatlığını ve kalitesini gördükten sonra aklımda bir zoom lens alma düşüncesi belirdi. Böylece aynı anda hem 28mm hem de 50mm taşımak zorunda kalmayacaktım. 28-70mm, 35-70mm, 35-105mm gibi seçenekler üzerinde durduktan sonra Hayyam Çarşısı'nı dolaştım ancak hem seçenekler kısıtlıydı, hem de fiyatlar cidden uçuktu. Sahibinden ve Gittigidiyor gibi sitelerde de umduğumu bulamayınca çareyi Ebay'de aramaya karar verdim ve kısa bir süre sonra Tokina'nın 28-70mm ve 3.5 diyafram açıklığına sahip lensini buldum. 

fotograf: allphotolenses.com

Almanya'da yaşayan satıcı bana lensi 1 haftada ulaştırdı; ürünü kusursuz paketlemiş, yanında parasoley bile göndermişti. Açıkçası sipariş verirken en büyük korkum lensin yolculuk esnasında darbeye bağlı zarar görmesi ya da bilerek hasarlı olarak gönderilmesiydi, neyse ki korkularım boşa çıktı. 

Şubat'tan bugüne fotograflarımın tamamına yakınını bununla çektim ve bana 50mm'lik lensimi unutturdu diyebilirim. Fotograf kalitesi ve kullanım rahatlığı olarak çok benimsedim ben bunu. Muadili olarak Sigma'nın ve yanlış hatırlamıyorsam Vivitar'ın bir lensini bulmak mümkün ancak Vivitar bu modelden çok daha pahalı, Sigma hakkında da hiç olumlu yoruma rastlamadım, dolayısıyla Tokina'da karar kılmak benim için zor olmadı.

Nedendir bilmiyorum, ülkemizdeki ikinci el fotograf makinası ve aksesuarları piyasası cidden fahiş fiyatlarda seyrediyor. Dükkanını ziyaret ettiğiniz, vitrini toz bağlamış bir satıcı kim bilir kaç yıldır elinde tuttuğu lens için çok uçuk fiyatlar talep ediyor, pazarlık payı bırakmıyor. Bunu Ebay'deki lenslerin temizliklerinden ve fiyatlarının uygunluğundan kolaylıkla anlayabiliyorsunuz. Bu hobiye gönül verenlere tavsiyem Ebay'e bakmadan kesinlikle lens almaya kalkışmamalarıdır, referansı yeterince yüksek bir satıcıdan kazıklanma ihtimaliniz son derece azdır.

Bir süredir kafayı fotograflardaki bokeh efektine takmıştım, bunun hakkında interneti arayıp tararken FD gövdeli lensler arasında 135mm'lik Canon'un bu konuda efsane olduğunu okudum. 135mm, portre çekimleri için ideal, oldukça dar açılı, titretmeye hiç gelmeyen ama bokeh efektinin de hakkını veren bir lens. 
Bu kafayı takmanın hayra alamet olmayacağını (!) bildiğimden vakit kaybetmeden Hayyam Çarşısı'nın yolunu tuttum ve Ebay'de gördüğüm fiyatların da altına Canon'un 135mm'lik 3.5 diyafram açıklığına sahip S.C. modeli lensini buldum. Bulmam yetmiyormuş gibi bir de aldım. 

fotograf: allphotolenses.com

Bir sonraki fotograf yazımı sadece bu lens ile çektiğim bol bokehli fotograflara ayırmayı düşünüyorum. Sonuçları şimdiden çok merak ediyorum. Makinamda şu anda taze bir Fujicolor C200 takılı, dolayısıyla fotografların keskinliği ve renklerin canlılığı yeni lens hakkında kesin bir fikir verecektir diye düşünüyorum. 

Üç silahşörler :D

Canon Av-1 ve elimdeki lenslerle çektiğim fotografları Instagram sayfamda görebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder