6 Ekim 2018 Cumartesi

Hortlayan Blog

Yazmaya ne zaman bu kadar ara versem, tekrar yazmaya başladığımda mahcup hissediyorum kendimi. Şu moddan bir türlü kurtaramadım kendimi;



Son yazıdan bu yana yazmaya hiç mi zaman bulamadım, yoksa bulduğum zamanları neye harcadım keşke listeleyebilsem. 9 Koca ay geçmiş son yazının üstünden. Sanırım artık yöntem değiştirip, "söz daha sık yazıcam" gibi kendime vaatlerden vazgeçmem gerek, belki bu şekilde zorunluluk hissetmeden daha fazla yazar halde bulurum kendimi. 

Ocak'tan bu yana ne yaptım ne ettim kafamda pek toplayamıyorum açıkçası, şu anda yıllık iznimin ilk günündeyim, hem kafayı sıfırlama hem de gelecek yazıların başlangıcı olsun diyerekten bilgisayar başına geçmek istedim.
Neler yaptığıma gelecek olursam, çalıştım ya hu. Tabiri caizse eşek gibi çalıştım hem de. Oldukça yoğun bir dönem oldu benim için. Bir işi yaparken öğrenmek keyifli olduğu kadar yorucu da. Geride bıraktığım Ağustos itibariyle iş yerinde 1 yıl geride kaldı ama hafızamı yitirmiş olsam herhalde 2-3 yıldır çalıştığımı düşünürüm, o kadar yoğundu. Çok şey öğrendim, yediğim kazıklarla hayat tecrübesi anlamında çok şey kazandım, az biraz para da kazandım ama borca harca gitti onlar tabii ki. :D 2019'a girmeden kafamda işle ilgili birtakım planlar var, uygulayabilirsem kendimi bambaşka bir seviyede bulabileceğimi düşünüyorum. Artık zamanı geldi. Gerçekleşirse burada da paylaşırım, şimdilik kaderi dürtmeyelim. :)

Sosyal hayat bu süreçte bolca sekteye uğradı sevgili blog; sevdicekle eskiden bolca yaptığımız fotograf gezilerine ara verdik. Çok uzun zamandır fotograf çekmiyorum, bir yandan canım çok istiyor, diğer yandan artık elimde olmayan güzelim lenslerimi özlüyorum. Bir sürü filmim var, bayat filmlerim günden güne daha da bayatlayıp iyicene kıymetleniyor, hiç değilse buradan biraz teselli buluyorum.

PlayStation'ı da bıraktım gibi bir şey, elim gitmiyor artık. En son elime God of War geçti, affetmedim ve kaptım Platinum'u. Ayrıca Horizon Zero Dawn da platinlediğim oyunlarımın arasına katıldı.


Dönem dönem okuma hevesimin tavan yapmasıyla bolca okuduğum oluyor, yakın zamanda sevdicekle yaptığımız toplu kitap alışverişiyle Philip K. Dick kitaplarından bolca aldım, bir de Marcel Proust'un Kayıp Zamanın İzinde serisine başlamak istiyorum çok vakit kaybetmeden. Swann'ların Tarafı kitaplıkta okunmayı bekliyor.

Balkon bahçeciliği de iş temposu yüzünden bir hayli sekteye uğradı. Şu anda süs biberleri, kekik, gül ve karanfil kuarteti olarak yola devam ediyor bitkilerim.

Son olarak da Kısmet. 3,5 yaşında, insan taklidi yapan kedim her zamanki gibi. Yaş mamasını eksik etmiyoruz, Kısmet mutlu, biz mutlu. :)


Hafta içerisinde #filmekimi2018 başlıyor, onun tatlı heyecanı şimdiden sardı. Ekim ayları sevdicekle en sevdiğimiz ay sanırım, tiyatro, sinema, festival, bale, ne ararsan bolca oluyor. Bir sonraki yazıda bunlardan bolca bahsetme fırsatım olacağı için mutluyum.

Şimdilik benden bu kadar, yeni yazıda görüşmek üzere.

Hiç yorum yok: